Günümüzde “ebeveynlik” kavramı, fiziki dünyayı aşarak dijital mecralara taşınmıştır. Bu dönüşümün en somut tezahürlerinden biri olan “Sharenting“ — İngilizce “share” (paylaşmak) ve “parenting” (ebeveynlik) kelimelerinin birleşiminden türeyen kavram — ebeveynlerin çocuklarına ait fotoğraf, video, ses kaydı ve kişisel bilgileri sosyal medya platformlarında düzenli olarak paylaşması anlamına gelmektedir.
Masum bir anı biriktirme veya gurur duyma motivasyonuyla başlayan bu alışkanlık; çocuğun kişilik hakları, dijital mahremiyeti, veri güvenliği ve gelecekteki bireysel özerkliği açısından ciddi hukuki riskler barındırmaktadır.
Türkiye’de ve dünyada sharenting, yalnızca etik ya da sosyolojik bir tartışma olmaktan çıkmış; Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), Türk Medeni Kanunu (TMK), Çocuk Koruma Kanunu (ÇKK) ve Türk Ceza Kanunu (TCK) ekseninde çok boyutlu bir hukuki uyuşmazlık alanına dönüşmüştür.
1. Türkiye’de Mevzuat, Düzenleyici Adımlar ve Adalet Bakanlığı Politikaları
Türkiye’de çocukların dijital ortamdaki varlığı ve verilerinin korunması hususunda kamu otoritelerinin attığı adımlar son yıllarda büyük bir ivme kazanmıştır:
- KVKK Re’sen İnceleme Süreçleri: Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 20 Şubat 2026 tarihli kamuoyu duyurusu ile çocukların sosyal medya kullanımında kişisel verilerinin korunması amacıyla TikTok, Instagram, Facebook, YouTube, X ve Discord platformları hakkında re’sen inceleme başlatmıştır. Kurul, çocukların “yüksek yararı” ilkesini esas alarak dijital mecralarda karşılaşabilecekleri istismar ve veri mahremiyeti ihlallerine karşı aktif bir tutum sergilemektedir.
- 5651 Sayılı Kanun Değişikliği: 1 Mayıs 2026’da yürürlüğe giren düzenleme ile 5651 sayılı İnternet Kanunu’nda önemli değişiklikler yapılmıştır. Bu düzenleme, 15 yaş altı çocuklar için güvenli dijital alanlar oluşturulmasını, platformlarca yaş doğrulama sistemlerinin kurulmasını ve büyük ölçekli sosyal ağ sağlayıcılarına müdahale yükümlülükleri getirilmesini öngörmektedir.
- Adalet Bakanlığı ve Ceza Mevzuatı Politikaları: Adalet Bakanlığı, çocukların dijital alanda araçsallaştırılması ve mağdur edilmesine karşı cezai yaptırımların güçlendirilmesini hedeflemektedir. Nitekim Adalet Bakanı Akın Gürlek, 6 Mart 2026’da yaptığı açıklamada, çocukları şiddete veya sapkın akımlara sevk eden ve çocuğun sömürülmesine yol açan içerik üreticilerine yönelik mevzuat eksikliklerinin 12. Yargı Paketi kapsamında değerlendirileceğini belirtmiştir.
2. Türk Medeni Kanunu ve Velayet Hukuku Açısından Sharenting
Türk Medeni Kanunu’nun 335. ve devamı maddeleri uyarınca velayet, anne ve babaya çocukların bakım, eğitim ve temsili konusunda hem bir hak hem de kamusal nitelikli bir ödev yükler. Ancak velayet hakkı, çocuğun şahsı ve malvarlığı üzerinde sınırsız bir tasarruf yetkisi vermez.
A. Çocuğun Yüksek Yararı ve Kişilik Hakları
TMK m. 339 uyarınca ebeveynler, velayet hakkını kullanırken her zaman “çocuğun yüksek yararını” (best interests of the child) gözetmek zorundadır. BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 3. maddesi ile de güvence altına alınan bu ilke, ebeveynin kişisel veya ticari çıkarlarının çocuğun üstün yararından önce gelemeyeceğini hükme bağlar.
Çocuğun fotoğrafı veya kişisel verisi, TMK m. 23 ve 24 kapsamında korunan kişilik haklarının bir parçasıdır. Çocuğun kendi görseli üzerindeki hakkı (resim hakkı), ayırt etme gücüne sahip olduğu andan itibaren kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır.
B. Velayet Hakkının Kötüye Kullanılması
Ebeveynlerin çocuklarını sosyal medyada sürekli paylaşması, özel hayatın gizliliğini ihlal etmesi ve özellikle ticari/reklam iş birliklerinde çocuğu bir “gelir kapısı” haline getirmesi durumunda velayet hakkının kötüye kullanılması gündeme gelir:
- Koruma Tedbirleri (TMK m. 346 – 347):Çocuğun bedensel, zihinsel ve ahlaki gelişimi tehlikeye düştüğünde hakim, ebeveynlerin yetkilerini kısıtlayabilir, paylaşımların engellenmesine karar verebilir veya çocuğun mallarının korunması için kayyım atayabilir.
- Ortak Velayette Anlaşmazlık: Ebeveynlerin boşanması veya ayrılığı durumunda, velayeti elinde bulunduran tarafın çocuğu sosyal medyada kontrolsüzce paylaşması, velayeti elinde bulundurmayan tarafın TMK m. 25 ve KVKK hükümleri uyarınca dava açmasına zemin hazırlar. Yargıtay uygulamasında, çocuğun üstün yararını hiçe sayarak onu dijital teşhire maruz bırakan ebeveynin velayetinin değiştirilmesi dahi tartışılmaktadır.
3. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve Rıza Meselesi
6698 sayılı KVKK m. 3 uyarınca, bir bireyin yüzü, sesi, bulunduğu konum, günlük rutinleri ve okul bilgileri doğrudan veya dolaylı olarak onu belirlenebilir kıldığı için kişisel veridir.
- Temsil Yetkisinin Sınırı: KVKK m. 5 uyarınca kişisel verilerin işlenmesi rızaya veya kanundaki istisnalara dayanır. Küçüklerin kişisel verilerinde rıza ebeveyn tarafından verilse de, bu temsil yetkisi çocuğun aleyhine olacak şekilde kullanılamaz. Ebeveynin verdiği açık rıza, çocuğun temel hak ve özgürlüklerini ve özel hayatının gizliliğini (Anayasa m. 20) ihlal ediyorsa hukuken geçersiz sayılır.
- Unutulma Hakkı ve Dijital Ayak İzi: Çocuk adına ebeveynince oluşturulan dijital ayak izi, çocuk ergin olduğunda silinmesi zor bir “dijital geçmiş” yaratır. Çocuk, ergin olduktan sonra Anayasa ve KVKK kapsamındaki unutulma hakkını kullanarak ebeveyninin geçmişte yaptığı paylaşımların kaldırılmasını ve verilerin silinmesini talep edebilir.
4. En Yaygın Sharenting Formatları ve Hukuki Riskler
Sosyal medyada karşılaşılan tipik sharenting formatları ve bunların doğurduğu hukuki sakıncalar şunlardır:
- Çocuğun Bilgisi/Rızası Olmadan Gizlice Kaydedilen “Tepki” (Reaction) Videoları: Çocuğun ağlama, korkma veya öfke anlarının kaydedilerek etkileşim amacıyla paylaşılması, çocuğun duygusal istismarına yol açar ve TMK m. 24 uyarınca kişilik haklarının açık ihlalidir.
- Yaka Mikrofonuyla Kurgulanan Ticari İçerikler: Çocuğun samimi veya komik ifadelerinin markalarla iş birliği çerçevesinde araçsallaştırılması, Çocuk Koruma Kanunu ile İş Kanunu’nun çocuk işçiliğine ilişkin hükümleri sınırında gezinir. Çocuğun emeği üzerinden sağlanan gelirin denetimi TMK m. 352 (Çocuk Malları Hukuku) kurallarına tabidir.
- Günlük Rutinlerin ve Konum Bilgilerinin İfşası: Çocuğun okulu, parkı veya ev adresi gibi tanımlayıcı unsurların paylaşılması, çocuk güvenliğini ve Çocuk Koruma Kanunu uyarınca korunması gereken fiziksel emniyeti riske atar.
- Çocuğun Mahremiyetini Zedeleyen Beden Paylaşımları: Banyo, deniz veya giyinme esnasında çekilen görseller; çocuk istismarı vakalarında pedofilik ağların eline geçme riski taşımakta olup TCK m. 226 (Müstehcenlik) ve ilgili uluslararası sözleşmeler bağlamında ağır suç teşkil eder.
5. Ebeveynler İçin Hukuki ve Pratik Öneriler
Ebeveynlerin dijital alanda sorumluluk bilinciyle hareket etmesi için şu ilkelere dikkat etmesi gerekmektedir:
- Sorgulama İlkesi: Paylaşım yapmadan önce “Bu içerik çocuğum büyüdüğünde veya iş/okul hayatına atıldığında onu rahatsız eder mi?” sorusunu kendinize sorun.
- Hassas Verileri Gizleme: Çocuğun okulu, üniforması, ev adresi ve sağlık bilgileri gibi kimliğini doğrudan tespit edilebilir kılan verileri paylaşımlardan tamamen çıkarın.
- Çocuk Malları Hukuku Farkındalığı:Ticari içerik üretimi (influencer çocuk) söz konusuysa, elde edilen gelirin çocuğun adına açılacak hesaplarda tutulması ve çocuğun malvarlığı olarak korunması gerektiğini unutmayın.
- Gizlilik Ayarları ve Erişim Kısıtlaması: Hesapları kamuya açık konumdan çıkarıp yalnızca güvenilen yakın çevrenin erişebileceği kapalı profillere dönüştürün.
- Gelişen Kapasiteye Saygı: Ayırt etme gücüne sahip çocuklara fotoğraflarının paylaşılmasını isteyip istemedikleri sorulmalı ve çocuğun olumsuz cevabına hukuki ve etik olarak saygı duyulmalıdır.
Sonuç
Sharenting, kişisel bir sosyal medya kullanım alışkanlığı olmanın ötesinde; çocuğun üstün yararı, kişilik hakları, kişisel verilerin korunması ve velayet hakkının sınırları ile doğrudan ilgili hukuki bir meseledir. Mevzuatımızda 2026 yılı itibarıyla hız kazanan KVKK incelemeleri, 5651 sayılı Kanun değişiklikleri ve Adalet Bakanlığı’nın yeni yargı paketleri ile atacağı adımlar, çocukların dijital dünyadaki haklarının korunmasında ebeveyn yükümlülüklerini daha da somutlaştırmaktadır. Ebeveynler, velayet hakkının bir “mülkiyet” değil, çocuğun haklarını korumaya yönelik bir “ödev” olduğunu unutmamalıdır.
Yasal Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut bir hukuki uyuşmazlıkta profesyonel hukuki danışmanlığı almak üzere avukatınızla görüşünüz.
Doğrulanabilir Aktif Kaynakça
- Birleşmiş Milletler. (1989). Çocuk Haklarına Dair Sözleşme. BM Genel Kurulu.
- Taşcı, F. T. (2025). “Sharenting” Ebeveynliği: Çocukların Dijital Gizliliği ve Hukuki Riskler. Kişisel Verileri Koruma Dergisi, 7(1), 62-85. https://dergipark.org.tr/tr/pub/kvkd/article/1690524
- Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK).(2026).Çocukların Sosyal Medya Kullanımında Kişisel Verilerinin Korunmasına İlişkin Kamuoyu Duyurusu (20 Şubat 2026).
- Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK).(2026).10. Yılında Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Çocukların Dijital Güvenliği Rehberi.
- Özden, S. & Peschke, L.(2024).Anne ve Babanın Sosyal Medyada Çocukları ile İlgili Paylaşımlarına (Sharenting) İlişkin Hukuki Bir Değerlendirme. Necmettin Erbakan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 7(3), 855-880.
- T.C. Adalet Bakanlığı.(2026).Adalet Bakanı Akın Gürlek Medya Temsilcileriyle İftarda Buluştu: 12. Yargı Paketi ve Çocukların Korunması Açıklaması (6 Mart 2026).
- Taşcı, F. T.(2025).“Sharenting” Ebeveynliği: Çocukların Dijital Gizliliği ve Hukuki Riskler. Kişisel Verileri Koruma Dergisi, 7(1), 62-85.
- T.C. Resmi Gazete.(2026).12. Yargı Paketi – Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (31 Temmuz 2026).
- Yüzbaşı Tobaz, F.(2022).Ebeveynlerin Çocuklarının Kişisel Verilerini Sosyal Medyada Paylaşmasının (Sharenting) Nedenleri ve Konuyla İlgili Hukuki Düzenlemeler Üzerine Bir İnceleme. Legal Hukuk Dergisi, 20(230), 463-512.